Sabah üçüncü çayımı doldururken televizyonda alt yazı geçti: Kocaeli Valiliği, olumsuz hava şartları nedeniyle motosiklet ve skuterlerin trafiğe çıkmasını saat vererek yasaklamış. Türk bürokrasisinin kriz anındaki o pratik zekası beni her defasında büyülemeye devam ediyor. Rüzgar esiyor, ağaçlar devriliyor, çatı uçuyor; çözüm ne? 'İki tekerlekliler dışarı çıkmasın, rüzgar geçince bakacağız.'
Lahmacun Kuryesiyle Lodosun İmtihanı
Şimdi Kocaeli'de evinde oturmuş, dışarıda yağmur yağarken canı acılı lahmacun ve bol köpüklü ayran çekmiş gariban vatandaşı düşünün. Uygulamayı açıyor, sipariş verecek ama sistemde uyarı: 'Valilik kararıyla lahmacununuz rüzgar dinene kadar fırında rehin tutulmaktadır.' Bir yandan da hak veriyorum; geçen lodos çıktığında mahalledeki çiğ köfteci kuryesi poşeti paraşüt gibi açıp iki mahalle öteye planör gibi inmişti. Adam siparişi 40 dakikada değil, rüzgar arkadan esince 45 saniyede balkondan içeri teslim etti.
Saat 18:00'de Fırtınanın Mesaisi Bitiyor
İşin en komik tarafı ise yasağın saatli olması. Sanırsın lodos devlet memuru; saat 14:00'te göreve başlayacak, akşam 18:00'de kart basıp mesaiyi bitirecek. Doğa olaylarına bile mesai saati çizen bir yönetim anlayışımız var, insan duygulanıyor. Peki 18:01'de fırtına devam ederse ne olacak? Muhtemelen rüzgara da kabahatler kanununa göre idari para cezası kesip geçeriz.
Neyse, Kocaeli'deki dostlara sabır diliyorum. Bugünlük kurye bekleme sevdasını bırakıp mutfaktaki bayat ekmekle yumurtayı buluşturma vakti. Çayınızı demleyin, camdan uçan poşetleri izleyin; bu simülasyonda her gün yeni bir macera var.